AYESOB Başkanı Künkcü’den TÜRMOB’a Sert Tepki: ‘İtibarsızlaştırma Girişimine Karşıyız’
Aydın Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AYESOB) Başkanı Muhammet Ali Künkcü, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) tarafından yapılan açıklamalara sert yanıt verdi. 586 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği üzerinden esnaf odalarını hedef alan TÜRMOB’un tavrını ‘açık bir itibarsızlaştırma girişimi’ olarak nitelendiren Künkcü, tüm tarafları sağduyuya davet etti.
Esnaf Odaları, Kamu Kurumu Niteliğinde Meslek Kuruluşlarıdır
Aydın’da 52 bin esnafı bünyesinde barındıran AYESOB’un ev sahipliği yaptığı bilgilendirme toplantısında konuşan Başkan Künkcü, TÜRMOB’un açıklamalarının haddini aştığını belirtti. Künkcü, “Esnaf odalarını yetersizlik, denetimsizlik, sorumsuzluk ve ‘teknik bilgisi olmayan yapılar’ olarak göstermeye çalışan bu yaklaşımı kesin bir dille reddediyoruz.” diyerek tepkisini dile getirdi.
Esnaf ve sanatkar odalarının keyfi oluşumlar olmadığını, 5362 sayılı Kanun ile kurulmuş, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları olduğunu vurgulayan Künkcü, şunları söyledi: “Bugüne kadar yüz binlerce esnafın kayıt altına alınmasında, belge düzeninin yerleşmesinde ve kamu ile esnaf arasında köprü kurulmasında hayati görevler üstlendik. Esnaf odalarını ‘teknik yeterliliği olmayan yapılar’ gibi göstermek, bilinçli bir itibarsızlaştırma ve algı oluşturma çabasından başka bir şey değildir.”
‘Muhasebecilerle Rekabet Değil, Esnafa Hizmet Amacımız’
Künkcü, 1999 yılından bu yana basit usulle vergilendirilen esnafın muhasebe kayıtlarının odalar bünyesinde tutulduğunu hatırlatarak, “Dün esnafımızın muhasebe işlerini nasıl yapıyorsak bugün de aynı titizlikle devam edeceğiz. Amacımız muhasebecilerle rekabet değil, esnafımıza hizmet vermektir.” dedi.
586 sayılı tebliğin amacının mali müşavirleri devre dışı bırakmak olmadığını, aksine küçük sermaye ile ayakta kalmaya çalışan esnafın gerçek usule geçişini kolaylaştırmak, kayıt dışılıkla mücadeleyi güçlendirmek ve esnafı ağır mali yüklerden korumak olduğunu ifade eden Künkcü, “Gerçek usule geçişle birlikte e-fatura, e-defter ve dijital uygulamaların zorunlu hale gelmesi, altyapısı, dijital okuryazarlığı ve mevzuat bilgisi sınırlı olan milyonlarca esnaf açısından ciddi uyum sorunları doğuracaktır.” uyarısında bulundu.
‘Mali Yükler Kamu Yararı Adı Altında Meşrulaştırılamaz’
Denetim yetkisinin her zaman Vergi İdaresi Başkanlığı’nda olduğunu belirten Künkcü, esnaf odalarının denetçi değil, rehber ve kolaylaştırıcı rol üstlendiğini söyledi. TÜRMOB’un ‘başıboşluk, denetimsizlik ve hukuksuzluk’ iddialarının ya mevzuat bilgisizliğini ya da kasıtlı bir çarpıtmayı gösterdiğini savundu. Künkcü, “Küçük esnafın sırtına bindirilen hiçbir maliyet, kamu yararı adı altında meşrulaştırılamaz.” diyerek, tartışmaların özünde kamu yararı değil, yetki alanı ve ekonomik çıkar endişesi bulunduğunu iddia etti.
Künkcü, anayasal bir hak olan avukatsız kendini savunma hakkına karşın, TÜRMOB’un fiilen zorunlu araç haline getirilmesinin hukuk devleti ilkesiyle çeliştiğini belirterek, bu konunun da hukuki ve kurumsal mücadele ile takip edileceğini sözlerine ekledi.
‘Esnaf Sabırlıdır Ama Haksızlığa Boyun Eğmez’
Son olarak Künkcü, esnafın sabırlı ancak haksızlığa boyun eğmeyeceğini vurgulayarak, “Esnaf odaları, esnafın kurduğu ve onun adına konuşan kurumlardır. Sağduyuludur ama teslim olmaz. Küçük esnaf krizlerle boğuşurken, siz ne zaman yanında oldunuz, ne zaman yük paylaştınız?” diye sordu. Bu düzenlemenin esnafın lehine olduğunu belirten Künkcü, geri adım atılmasını isteyenlerin, tehditkar ve ayrıştırıcı bir dil yerine iş birliği ve ortak aklı tercih etmesi gerektiğini söyledi. Künkcü, “Esnafı, meslek mensuplarını ve meslek kuruluşlarını karşı karşıya getirmeye çalışan bu anlayışı reddediyor, tüm tarafları sağduyuya, uzlaşıya ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet ediyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı.
